İçeriğe geç

Rehber · 2 dk okuma

Google Ads mi, Meta reklamları mı? İşletmeniz için doğru seçim

Yayın:

“Reklama nereden başlayalım?” sorusunun kısa cevabı şudur: müşteriniz sizi arıyorsa Google, sizi henüz tanımıyorsa Meta. Ama çoğu işletme için en iyi sonuç, ikisini doğru sırayla ve doğru ölçümle kullanmaktan gelir.

Temel fark: talebi yakalamak ve talep yaratmak

Google Ads, bir şeyi arayan kişinin karşısına çıkar. “Ankara muhasebe yazılımı” ya da “kombi servisi” yazan biri zaten bir ihtiyacın içindedir. Google’da reklam vermek, var olan talebi yakalamaktır.

Meta reklamları (Instagram ve Facebook), bir şey aramayan, akışında gezinen kişiye görünür. Kişiyi ilgi alanına, yaşına, konumuna ya da sitenizi daha önce ziyaret etmiş olmasına göre hedeflersiniz. Meta’da reklam vermek, talep yaratmaktır.

  • İnsanlar hizmetinizi aktif olarak arıyorsa (tesisat, hukuk, sağlık, kurumsal yazılım gibi)
  • İhtiyaç acilse ve karar hızlı veriliyorsa
  • Belirli bir bölgede hizmet veriyorsanız
  • “Fiyat”, “teklif”, “en yakın” gibi satın almaya yakın aramalar varsa

Meta reklamları hangi durumda daha uygun?

  • Ürününüz kendini görsel olarak anlatıyorsa (moda, yiyecek, dekorasyon, turizm)
  • Yeni bir ürün ya da kategori sunuyorsanız ve henüz kimse onu aramıyorsa
  • Markanızı belirli bir kitleye tanıtmak istiyorsanız
  • Sitenizi ziyaret edip ayrılanlara yeniden ulaşmak istiyorsanız

İkisi birlikte nasıl çalışır?

Sık kullanılan bir düzen şöyledir: Meta ile doğru kitleye kendinizi tanıtırsınız; bu kişilerin bir kısmı daha sonra sizi Google’da arar ve orada karşılarına yine siz çıkarsınız. Sitenizi ziyaret edip iletişime geçmeyenlere ise iki platformda da hatırlatma reklamı gösterebilirsiniz.

Bütçeyi nasıl test etmeli?

Hangi platformun sizin için daha iyi çalıştığını tahmin etmek yerine ölçmek gerekir:

  1. Hedefi tanımlayın. Tıklama değil; form, arama, WhatsApp mesajı ya da satış.
  2. Ölçümü kurun. Google Ads dönüşüm takibi ve Meta pikseli olmadan hangi reklamın sonuç getirdiğini bilemezsiniz.
  3. Küçük bir bütçeyle başlayın. Her platformu iki ila dört hafta boyunca aynı hedefle deneyin.
  4. Doğru rakamı karşılaştırın. Tıklama başına maliyete değil, müşteri adayı ya da satış başına maliyete bakın.
  5. Kazananı büyütün. Sonuç veren kampanyanın bütçesini kademeli olarak artırın.

Sık yapılan hatalar

  • Ziyaretçiyi ana sayfaya göndermek. Reklamın vaadiyle doğrudan ilgili bir sayfa, sonucu belirgin biçimde iyileştirir.
  • Google’da çok geniş anahtar kelimeler. Bütçe ilgisiz aramalarda harcanır; istenmeyen kelimeleri hariç tutmak gerekir.
  • Gönderiyi öne çıkarmakla yetinmek. Instagram’daki “öne çıkar” düğmesi kolaydır ama hedefleme ve ölçüm seçenekleri sınırlıdır.
  • Sık sık değiştirmek. Platformların öğrenme süreci için kampanyaya en az bir hafta tanıyın; büyük bir değişiklik bu süreci baştan başlatır.
  • Ölçmeden karar vermek. “Reklam işe yaramıyor” kararı çoğu zaman ölçümün eksik kurulduğu yerde verilir.

Reklamı kendiniz de yönetebilirsiniz

Reklam yönetimi dışarıya bağımlı kalmak zorunda olan bir iş değildir. Doğru kurulmuş bir hesap ve temel bir eğitimle ekibinizden biri kampanyaları her gün takip edebilir. Biz de isteyenin reklamlarını yönetiyor, isteyenin ekibine bu işi öğretiyoruz.

Sonraki adım

Hangi platformla başlamanız gerektiğinden emin değilseniz, 30 dakikalık ücretsiz ön görüşmede işinizi, müşterinizi ve bütçenizi konuşur, size uygun bir başlangıç planı çıkarırız.

İletişim

30 dakikada işinizi konuşalım.

İşinizin nerede otomatikleşebileceğine ve reklamda nerede büyüyebileceğine birlikte bakalım. Görüşme ücretsiz, yükümlülük yok.

30 dakika · ücretsiz · yükümlülük yok

Diller
Türkçe · English
WhatsApp